Egitim platformu

• 18/2/2008 - Yeni Programlar ve Sorunlar

Kategori: programlar

Programın hazırlanması, uygulanmasında, değerlendirilmesinde görev alan kişilerin uzmanlık düzeyleri, kuramsal bakış açıları programları doğrudan etkiliyor. Uygulamacı olan öğretmenler içinde ise her tür öğretmen var. Eğitim öğretim faaliyetinin yürütücüsü olan öğretmenler çok çeşitli kaynaklardan gelirler. Sınıf ve branş öğretmenliği bir tarafa aynı alanda öğretmenlik eğitimi almış kişiler arasında dahi farklılıklar vardır. Zira üniversiteler, üniversitelerde görev yapan öğretim üyeleri, bu öğretim üyelerinin öğretmen yetiştirme stilleri, öncelik verdikleri hususlar arasında bir birlik beraberlikten söz etmek oldukça zor. Öte yanda okullarda görev yapan öğretmenlerin eğitim düzeylerinde de farklılıklardan söz edilebilir. Görev yapan öğretmenler arasında lisans düzeyi, yüksek lisans-doktora düzeyi, ön lisans düzeyi, vekil, ücretli gibi çeşitli düzeylerde eğitim seviyelerine sahipler. Aynı biçimde yaş olarak tecrübe olarak da okullarda çeşitli kategorilerden söz edilebilir. Görev yapılan okulun bulunduğu yer itibariyle de çeşitli kategoriler var. Tüm bu farklı kategoriler programın uygulanmasını olumlu veya olumsuz etkilemektedir. Programcılar bu farklı kategorilerin özellik ve ihtiyaçlarını dikkate alarak esnek bir yapı oluşturmalıdırlar. Aslında programları hazırlayanlar ve programın uygulanmasından sorumlu olan yetkili makamlar esnekliğin varlığından söz etmişler. Ancak öğretmenlerimizin bir çoğu bu esnekliği dikkate alarak çalışma yapmayı önemsemiyor. Programların çevre şartlarına ve öğrenci seviyesine uyarlanması amacıyla elden geçirilmesi, uyarlama yapılması yeni bir program hazırlamak kadar zahmetli bir iş. Bu zahmetli iş öğretmenlerin gözünü korkutuyor ve öğretmenler daha kolay olan yolu seçip kılavuz kitapları olduğu gibi kullanıyormuş gibi yapıyorlar.

Programların uygulanması konusunda uygulayıcılara yol gösterme önemli bir nitelik. Özellikle yeni programlar bu yönüyle önceki programlara göre daha ileri bir durumda diyebiliriz. Zira hazırlanan öğrenci çalışma kitapları, ders kitapları, program kitapları ve öğretmen kılavuz kitapları öğretmenlere oldukça açık uygulama örnekleri vermektedir. Hazırlanan kılavuz kitaplar öğretmenlere neyi nasıl yapacaklarını çok açık bir şekilde adım adım gösteriyor. Bu yönüyle gerçekten programa yönelik istekli, bilinçli çalışmalar yapmak isteyen öğretmenlere büyük kolaylıklar sunuluyor. Ancak öğretmenlerin büyük çoğunluğu bu imkanları yeterince kullanamıyorlar/kullanmıyorlar. Bir çok öğretmen program ve kılavuz kitapları okumak istemiyor, okumuyor. Böyle olunca da programın felsefesinin, mantığının, uygulanmasında dikkat edilecek hususların öğrenilmesinde büyük eksiklikler ortaya çıkıyor.

Hazırlanan programların birleştirilmiş sınıflı okullarda da uygulanacağını unutmamak gerekiyor. Kırsal alandaki yaşantı programların uygulanmasını olumsuz yönde etkilemektedir. Bu alana yönelik olarak programın uygulanma şekline ilişkin açıklamaların programa mutlaka yazılması gerekiyor. Uyarlama çalışmalarına yönelik sorumluluk il/ilçe milli eğitim müdürlüklerine açık bir şekilde mutlaka verilmelidir. Taşranın özelliklerini dikkate almadan yapılacak bir program merkez durumundaki sosyo kültürel yönden gelişmiş bölgeler dışına çıkmayabilir. Programların hazırlandığı ilk yıllarda birleştirilmiş sınıflı okullara yönelik sekiz on sayfalık bir açıklama getirilmeye çalışıldı. Ancak bu açıklamalar çok yetersizdi. Halen birleştirilmiş sınıflı okullarda program uygulanmasında büyük sorunların var olduğu görülmektedir. Eğitim sistemimiz içinde birleştirilmiş sınıflı okulların sayısı hiç de azımsanacak bir düzeyde değil. Bu yönüyle yeni programların uygulanmasında birleştirilmiş sınıflı okullara özgü düzenlemelerin uygulanabilecek düzeyde mutlaka yapılması gerekiyor.  

Kuramsal bakış açısının olması şart ancak sosyal bilimlerdeki kuram çeşitliliğini de unutmamak gerekiyor. Yıllarca öğretmenlere özellikle ilk okuma yazma öğretimi konusunda Gestalt anlayışının doğruluğu anlatılırken şimdi yeni programla birlikte yapılandırmacı anlayışa geçilmesinin sebebini açıklamak oldukça güç. Bu durum öğretmenlerde şimdi de sıra bu kuramsal anlayışta, bakalım bundan sonra sıra hangisine gelecek, nasılsa Milli Eğitimde her şey sabahtan akşama değişmekte anlayışının kökleşmesine yol açıyor. Bu anlayışın hakim olduğu öğretmenler işi bir bakıma yavaştan alarak programın uygulanmasını adeta geciktiriyorlar. Öğretmenlere yönelik etkin bir denetim mekanizmasının işletilememesinin bir sonucu öğretmenler kendi kişisel inisiyatiflerine göre davranıyorlar. Okul yönetimleri dahi programların uygulanması sürecinde üzerine düşen görevleri yeterince yapamıyor. Bu nedenle de yöneticilerin öğretmenlere yönelik etkin bir program rehberliği yapabilmesi söz konusu değil. Denetim elemanları ise yıllardır ihmal edilmiş olmanın verdiği bir olumsuz motivasyonla programlara yönelik güçlü bir sahip çıkma duygusundan uzaklar. Bakanlık özellikle ilköğretim müfettişlerine yönelik uyguladığı sağırlar diyaloğunu terk etmedikçe bu motivasyonun düzelmesini beklemek hayal olacak gibi görünüyor.

       Öğretmenlerde eğitim öğretim faaliyetleri konusunda, program konusunda bütüncül, sistemli bir bakış açısı büyük çoğunluğunda yok denebilecek düzeyde. Yeni programların uygulamaya geçirilmesinden önce genelde okullarda yaşanan durum planlar hazır olarak alınır, bu planlara göre ders defterleri doldurulur, programda var olan temel bazı bilgi, beceriler de kazandırılmaya çalışılırdı. Her öğretmen uzun yıllar boyunca deneme yanılmayla edindiği tecrübeye göre öğrencilerine yönelik okuma, yazma, anlama, matematiksel işlem becerileri kazandırma konusunda geliştirdikleri kişisel teknikleri kullanırlardı. Öğrencilere yönelik etkin, objektif ve kısa vadeli ölçme değerlendirme çalışmaları yapılamadığı için öğrencilerde var olan eksikliklerin görülmesi kısa vadede mümkün değildi. Yapılan OKS veya ÖSS sınavları öğrencilerin durumlarına ilişkin bir veri ortaya koyardı. Ancak yeni programların uygulamaya geçirilmesi ile birlikte ölçme değerlendirme çok farklı bir konuma oturdu. Yeni programda ölçme değerlendirme sistemin neredeyse bel kemiği durumunda. Fakat okullarda görev yapan öğretmenler ne program konusunda ne de ölçme değerlendirme konusunda yeterli bilgiye sahip değiller. Bu bilgisizlik programın uygulanmasının önündeki en önemli engellerden birisidir. Öğretmen program alanında özel bir eğitim almamışsa program değerlendirme, yorumlama, çevre-öğrenci seviyesine göre uyarlamada büyük yetersizlikler yaşamaktadır. Programın içeriği, öğrenme öğretme süreci, değerlendirme gibi kavramlar öğretmenlerin literatüründe olmayan, ne olduğu bilinmeyen kavramlar. Bir bakıma yeni olan bu kavramların öğretmenler tarafından doğru anlaşılması, doğru kullanılması programların başarısı açısından büyük önem arz ediyor.

 

Görüş, öneri ve eleştirileriniz için...

Ali Hikmet DEMİR

ahdiron4@hotmail.com

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
Yorum yaz! :: Arkadaşa gönder!

• 2008-02-28 12:14:31 - YENİ PROGRAMLAR VE SORUNLAR

Yazan: Sevim KARAMAN
öğretmenlerin yetiştirilmelerinde eğitim süresinin 70'li yıllardan bu yana liseden üniversite hatta yüksek lisans mezunu olmaya kadar uzamış olması, değişen zamanla, koşullarla, ihtiyaçlarla açıklanacağı gibi; aynı dönemlerde Avrupa ülkelerinde de benzer süreçlerin yaşandığı görülebilir. öğretmen niteliklerinin geliştirilmesi çabaları olarak açıklayabileceğimiz bu düzenlemelerde farklılıkları tümüyle ortadan kaldırmak mümkün olmasa da hizmetiçi eğitim çalışmalarıyla bu açıklık kapatılabilir diye düşünüyor insan. tabi hizmetiçi eğitim alanlarının belirlenmesi, planlama, hazırlık, uygulama süreçlerinin nasıl düzenlendiği ve uygulandığı önemli hem uygulayıcılar hem de hizmetten yararlananlar açısından. hizmeti sunanların yasak savma yaklaşımları, hizmet alanların "nerden çıktı şimdi bu, ne öğrendik, niye geliyoruz........ gibi yakınmaları ve olumsuz bakışları..her iki taraftada inançsızlık... öğretmen niteliklerinin geliştirilmesinde en büyük engeller gibi geliyor bana.. nitelik gelişiminin bir ihtiyaç, bir gereklilik olarak kabul edilmesi durumunda aslında eğitim sürelerindeki farklılık- ki bu neredeyse ortadan kalktı denilebilir- değişik kaynaklardan gelmiş olma, tecrübe veya tecrübesizlik işbirliği içinde, iletişimin gelişmesiyle bilgi alışverişiyle bir zenginlik olarak ta kabul edilebilir.
Yenilenen programların eğitim öğretim çalışmalarında doğru ve düzenli uygulanması amacıyla hazırlanan programlar, kılavuz kitaplar ve çalışma kitapları, her konuyla ilgili yeterli açıklamaların yapılmış olması ve yeterli etkinlik örneklerine yer verilmiş olmasının programların uygulayıcısı olarak öğretmenlerin işini kolaylaştırdığı bir gerçek. Ancak aynı zamanda bu hazır materyallerin kullanılmasının kullananlar açısından programın öğrenildiği, özünün felsefesinin kavranıldığı anlamını çıkarmalımıyız. Neyi, nasıl uygulayacağını gösterme, aynı şeyleri aynı şekilde öğreteceksiniz olarak mı yorumlanmalı. her yerde, her okulda her sınıfta uygulanıyor olması, yeri, mekanı, çocuğu aynılaştırma, tekleştirme,bir-leştirme sonucunu doğurabilir mi zaman içinde..Bu uygulamaların kolaycılığı desteklediği düşünülebilir mi?Öğrenci merkezli eğitim programının hazırlanmış olması öğrenci merkezli eğitim anlayışının özümsendiği ve uygulandığı anlamına mı gelmeli?

Programın uygulanması sürecinde çeşitli ölçme araçları kullanılarak "sürecin" ölçülmesinin uygulamanın başarısı için bir zorunluluk olduğunu hatırlarsak bırakın doğru ölçmeyi sürecin ölçüldüğünü söyleyebilir miyiz?

Kuşkusuz programın anlaşılması ve uygulanmasıyla ilgili tespitlerinize katılıyorum.Pilot uygulamadan başlarsak bu yıl dördüncü sınıf öğrencisi ilk öğrenciler. Ülke genelinde uygulamaya başlanması üç yıl olmuş. öğrencilerimiz üçüncü sınıftalar ve biz üç yıllık gözlemlerimizi, değerlendirmelerimizi dahası endişelerimizi paylaşıyoruz demektir.İlginç olan ölçme değerlendirmenin öneminin vurgulanmasına karşılık işleri kolaylaştırmak adına yapılan düzenlemelerde sürekli "geri adım atma" diyebileceğimiz düzenlemelerin yapılması.
Bağlantı

Hakkımda

Egitim konusunda konusmak isteyen herkesle bulusmak dilegiyle.

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Blog RSS
Sayfamız 1
Yazılarım
My facebook
Blog 2
Örnek Site1
urfaeğitim

Kategoriler

Arkadaşlar

Blogcu Yardım
bilgisayaregitimlerimiz
nilufer29
taner özdemir
Kayıt Güncel Sayfa: Toplam:
Son Sayfa | Sonraki Sayfa