Egitim platformu
• 6/5/2008 - Programlar, Uygulamalar, Sorunlar
Programların uygulanması sürecinde karşılaşılan sorunlar üzerinde dururken programın anlaşılmasında önemli sorunların yaşandığı söylenebilir. Bunun da değişik nedenleri üzerinde durulabilir. Öğretmenlerin program kavramı üzerinde yeterli bilgiye sahip olmaması bu konuda önemli nedenlerden birisi. Öğretmenler öğretmenlik eğitimi aldıkları dönemde program hazırlama, program geliştirme, programların temel mantığına, felsefesine dair bir almaksızın okuldan mezun oluyorlar. Dolayısıyla bakanlığın yaptığı programlara yönelik çalışmaların büyük resimdeki yerine dair yeterli alt yapıya sahip olmaksızın mesleğe giriyorlar. Bu durum programlara yönelik yapılan değişikliklerin anlaşılmasını da engelliyor. Öğretmenlik mesleğine giriş öncesi bu dönemde yaşanan bu eksikliğin benzeri rehberlik, özel eğitim, öğretim ilke ve yöntemleri, eğitim tarihi gibi diğer bir çok alanda yaşanıyor. Öğretmen yetiştiren kurumlar öğretmenlik meslek bilgisini oluşturan pedagojik formasyon verme konusunda yeterli başarıyı gösteremiyorlar. Bu durum mesleğe girdikten sonra öğretmenlerin bir çok sorunlarla karşılaşmasına yol açıyor. Yeni programların hazırlanması sürecinde geçirilen aşamaları bilmeyen, bu sürecin temel felsefesini kavramamış öğretmenler böylesi bir değişikliğin gerekliliğine de inanamıyorlar. Doğal olarak bunu kavrayamıyorlar. Bu durum programların anlaşılmasının önündeki en önemli engellerden birisidir.
Bir diğer sorunlu alan değişimle birlikte ortaya çıkan büyük bilgi yığınının araştırma, okuma, inceleme, irdeleme gibi bir takım akademik çalışmaları gerektirmesine karşılık öğretmenlerin bir çoğunun bu akademik çabayı göstermekten kaçınması. Talim Terbiye Kurulunda yayınlanan programlar her sınıfın her dersini de içerecek şekilde kılavuzlar şeklinde de hazırlandı. Ancak kılavuz kitapların hacmi, sayısı, içeriğinin yüklü olması yanında programlarda yapılan sürekli değişiklikler bunları takip etmeyi güçleştirdiği gibi böyle bir çabayı göstermek istemeyenlere de mazeret teşkil etti. Öğretmenlerin bir çoğu sınıfta eğitim öğretim mi yapayım, programları mı okuyayım, kılavuzu mu inceleyeyim diyerek bu işleri boşladı. Çevrede kim ne yapıyorsa, kim neyi söylüyorsa parça parça yapmaya çalıştı. Bilmeksizin, anlamaksızın yapılan çalışmalar ise ne yazık ki amacına ulaşamadı. Bakanlık Talim Terbiye Kurulunun web sayfasında yayınladığı yeniliklere dair yazıları, duyuları veya okullara kadar gönderilen yazıları herkesin okuduğunu, anladığını düşünerek, gönderilen raporlardaki sayısal bir takım verilere bakarak her şeyin güllük gülistanlık gittiği vehmine kapılarak adeta sağırlar diyaloğuna girmiş görünüyor. Asıl anlaşılmayan yönleri açıklayan yazılar, düzenlemeler yapmak yerine aileleri külfete sokmayacak, suya sabuna dokunmayacak bir takım açıklamalar, mevzuat düzenlemeleri ile idare etmeye çalışıyor ancak temel sorunlara yönelik dişe dokunur bir açıklama getirilmiyor. Bu durum kafaların daha da karışmasına yol açıyor.
Bilimsel mantığın getirdiği bir takım teorik yaklaşımların uygulamada nasıl olacağı dikkate alınmaksızın hazırlanan örnekler programları yeterince incelemeyen, okumayan öğretmenler tarafından mutlak uygulanması gereken emirler şeklinde telakki edilince programın bir çok yönü aksıyor. Ölçme değerlendirmenin mantığı kavranmadan sadece kılavuz kitaplardaki bazı formlar istenince gösterilmek için çoğaltılıp dolduruluyor. Öğretmenler gibi programı anlamayan yöneticiler, deneticiler ve aileler de bu karmaşaya ya ses çıkarmıyor veya geçiştiriyor. Böyle olunca yapılabilecek, yararlı olabilecek bir çok uygulama da gerçekleştirilemiyor.
Soru, Görüş ve Önerileriniz için….
Ali Hikmet Demir
(ahdiron4@hotmail.com)
|
Yorum yaz! :: Arkadaşa gönder!
|
|