2004 Yılından itibaren uygulanan ilköğretim programlarının uygulanmasında önemli sorunlarla yüz yüze bulunduğumuzu söylemek mümkün. Öncelikle programların doğru bir şekilde uygulanabilmesi doğru bir şekilde anlaşılmasına bağlı. Programların uygulanmasında önemli bir işleve, göreve sahip olan öğretmenlerin programları uygulama başarılarına ilişkin bir dönüt yok denebilir. İl ve ilçe düzeyinde hazırlanıp gönderilen raporlar bu anlamda bir dönüt olarak kullanılıyor olabilir. Ancak bu raporlar yaşanan sorunları doğru bir şekilde ve tam olarak yansıtmada yetersiz kalıyor olabilirler. Aslında bu böylesi bir çalışmanın olup olmadığı konusunda yaşanan belirsizlik bu konuda bir şey söylemeye imkan vermiyor. İlköğretim programlarındaki unsurlardan birisi de kullanılması gereken yöntem ve teknikler, değerlendirme araçları olarak kullanılması gereken performans ödevleri. Performans ödevlerinin doğru bir şekilde anlaşılıp uygulandığı konusunda ciddi şüpheler bulunuyor. Performans ödevlerine ilişkin çalışmalar zümre öğretmenler kurulu toplantılarında belirlenmeye ve öğretmenler tarafından uygulanmaya çalışılıyor. Ancak zümrelerde genelde göstermelik bir konu listesi hazırlanmasından daha ileriye gidilemiyor. Hazırlanan konu listeleri büyük oranda kağıt üzerinde kalmakla birlikte uygulamaya geçilenler genelde bir konu ismi olarak öğrenciye verildikten sonra öğrenci tarafından internetten bizzat veya bazen de internet kafelerde yapılan görüşmeler sonrası kafe sahip veya görevlilerinin aldıkları çıktıların bir dosyaya konularak öğretmene verilmesi ve bu birkaç sayfalık performans ödevi görüntüsündeki çalışmanın öğretmen tarafından notlandırılması ve bunların e okul sistemine performans ödevi olarak geçirilmesi şeklinde yürütülüyor denebilir. Performans ödevlerinin mantığının öğretmenler tarafından doğru bir şekilde kavranması uygulanmasının da başarısını getirmektedir. Performans kavramının temelinde bireyin çabası bulunmaktadır. Dolayısıyla yapılacak bir performans ödevinde özellikle öğrencinin ortaya koyacağı çaba üzerinde durulması, ortaya konulan çabanın sonucunun mutlaka ilgili öğrenciye bildirilmesi gerekmektedir. Bu anlamda ortaya konulması gereken çabanın nasıl olması gerektiği konusunda, öğrenciden istenen performansın niteliği konusunda öğrenciye başlangıçta bir yol haritasının sunulması gerekiyor. Bu programlarda yönerge ve değerlendirme ölçütü olarak belirlenmiş. Öğrenci aldığı yönergedeki açıklamalar doğrultusunda ve yapılacak değerlendirmede dikkat edilmesi gereken hususlar doğrultusunda ödevini hazırlaması ve yaptığı çalışmaları da arkadaşlarına anlatması bir başka deyişle sunum yapması gerekiyor. Öğretmenin hazırlanan ödevleri belirlenmiş kriterlere uygun olarak hazırlanıp hazırlanmadığını, sunumun istenen şekilde yapılıp yapılmadığını sınıf ortamında ve daha sonraki süreçte değerlendirmesi gerekiyor. Öğretmenin yapacağı değerlendirmeler sunumun sonunda ve ürüne yönelik olarak olması gerekiyor. Sunumun sonunda yapılan değerlendirmede öğretmen hem ödevi hazırlayan öğrenciye hem de dinleyicilere ve daha sonra ödev hazırlayacak öğrencilere geri dönüt ve rehberlik yapmış olacaktır. Yönerge hazırlanması öğrencinin elinde bir yol haritası niteliğinde olacaktır. Bu nedenle bu basamağın atlanmaması, ihmal edilmemesi gerekiyor. Yönerge aracılığı ile ödevi hazırlayacak olan öğrencinin velisine de hazırlanacak ödevde nelerin istendiği, nasıl bir çalışma yapılması gerektiği, amacın ne olduğu konusunda bilgi verici bir işlev de yürütülmüş olacaktır. Performans ödevinde yürütülmesi gereken bu sürecin işletilmesinde çok farklı sorunlarla karşılanmaktadır. Yönerge hazırlama gereksiz görülmekte, sadece konu adı verilmekte, bazen değerlendirme kriterleri verilmekle yetinilmekte, bazen de sınıf içinde panoya bir tane asılmakla yetinilmekte, ödevler yazılı bir doküman şeklinde hazırlanıp sunum yaptırılmaksızın sadece belge üzerinde değerlendirilip not verilmekle yetinilmekte, aynı ödev tüm öğrencilere verilmekte, verilen ödevlerin toplanması aynı günde yapılmakta, değerlendirmeler uzun bir zaman geçtikten sonra yapılmakta ve sadece e okul sistemine işlenmekle yetinilmekte, veliye bildirme boyutu tamamen ihmal edilmektedir. Performans ödevlerinin hazırlanması, değerlendirilmesine dair sürecin programda söylendiği, açıklandığı şekliyle yürütülememesine ilişkin ileri sürülen gerekçelere bakıldığında aslında bu sürecin gereği gibi anlaşılmadığı görülmektedir. Uygulayıcı durumundaki öğretmenler performans ödevlerinin hazırlanmasının güç olduğunu, öğrencilerin bunları hazırlayamadıklarını, sunum yapmaya zaman olmadığını, performans ödevlerini sınıfta sunum yaptırılması halinde işlenmesi gereken konuların yetişmediğini, velilerin bu program konusunda bilinçli olmadıkları, ödevlerin veliler tarafından hazırlandığını, tüm öğrencilerin performans ödevlerinin değerlendirilmesinin aynı günde yapılmasının mümkün olmadığını dile getirdikleri görülüyor. Bu durum performans ödevlerinin uygulayıcılar tarafından tam ve doğru algılanmadığının göstergelerinden birisi. Oysa performans ödevlerinin tümünün bir günde toplanması yerine dönem başından sonuna kadarki bir süreye yayılabilir. Performans ödev konuları sınıf ortamında işlenmesi gereken konular arasından seçilebilir. Sunumlar her derste işlenmesi gereken konu ile bağlantılı olarak öğrenciler tarafından yapıldıktan sonra öğretmen tarafından anında değerlendirmeye alınabilir. Bu tür uygulamalar öğretmene değerlendirme yapmada zaman kazandıracağı gibi konulardan da geri kalınmamasını, öğrencinin sunum yapmasını, değerlendirmelerin daha çok programın amacına uygun yapılmasını sağlayabilir. En önemlisi de performans kavramının ruhuna, mantığına uygun olarak öğrencilerde istenen aktivite, etkin olma durumu sağlanabilir. Sınıf içi süreçlerde kullanılması gereken bu tür uygulamaların istendiği şekilde gerçekleştirilebilmesi için personelin eğitimi yanında yakından gözlenmesi, değerlendirilmesi, yol gösterilmesine ihtiyaç var. Soru, Görüş ve Önerileriniz için…. Ali Hikmet DEMİR ahdiron4@hotmail.com
|