İlk okuma Yazma Öğretimi
İlkokuma yazma öğretimi yeni bir uygulama olarak sistemimizde var olmaya başladı. Bu yeni uygulamada öğretmenlerin başarılı olması yapılması gerekenlere dair açıklamalar yapılması gerekiyor. Yöntemin uygulanması konusunda yeterli örneklerin, açıklamaların bulunmaması, 1. sınıfı okutacak öğretmenlere yönelik etkin hizmet içi eğitim faaliyetlerine yer verilmemesi, önceki uygulamaların yeterince derlenip toparlanarak birleştirilmemesi, iyi örneklerin yaygınlaştırılamaması gibi nedenler ilk defa birinci sınıfı okutma durumunda kalan öğretmenleri yalnızlığa itmekte, tek başına kalan öğretmenler de kendi çaplarında ne bulabilirse, neyi uygulayabilirse, bir bakıma deneme yanılma ile yavaş yavaş, kör topal uygulamalar yaparak ortaya bir şeyler çıkarmaya çabalamaktadır. Bu yazıda birinci sınıflarda görülen iyi örnekler bir oranda birleştirilmeye çalışılmıştır. Yapılacak uygulamalarla daha iyi sonuçların elde edilmesinde katkılarla daha iyiye gidecektir.
İlkokuma yazma öğretiminde kalem tutma, çizgi çalışmaları yine ilk aşama olması gerekiyor. Öğrenciler bu çizgi çalışmalarını ne kadar iyi öğrenirlerse, ne kadar iyi yaparlarsa kalem hakimiyetleri o derece artar. Ancak kalem hakimiyeti çok iyi sağlandıktan sonra yazı çalışmalarına geçilmelidir gibi katı bir anlayışı da tamamen savunmak yersiz. Sonuçta ilk defa okula gelen öğrencilere okuma yazma çalışmaları yapacaksınız. Tüm saatleri sürekli çizgi çalışmalarına ayırmak da doğru değil. Zaten öğrenci bundan belli bir süre sonra sıkılabilir.
Bu nedenle hangi ders işlenecekse o dersin özelliğine uygun çalışmaları öğrencilere yaptırmak gerekir. Zira her dersin öğrenciye kazandırmayı hedeflediği bir takım davranışlar, beceriler vardır. Bu anlamda her derse önem vermek gerekecektir.
Hayat bilgisi dersinde etkinlikler ilk zamanlar çok acemice, basit olacaktır. Bu etkinlikleri yaparken tüm kazanımları bir anda kazandırmayı beklememek gerekir. Yapılacak her etkinlikte bir veya birkaç öğrenci bir takım olumlu davranışlar, beceriler kazanacaktır. Bir kısım öğrenciler önceden sahip oldukları bir takım alt beceriler nedeniyle diğerlerine göre daha fazla ön plana çıkacaktır. Öğretmen bu ön plana çıkan öğrencileri fazla engellemeden pasif durumdaki öğrencileri de ön plana çıkarmak için çaba göstermelidir.
Öğrencilerin sevdiği oyunlar, şakalar, tekerlemeler, taklitler, çeşitli hediyeler kullanılarak öğrencilere yaklaşılmalı, onlara gülümsenmeli, onlara daha yakın olmaya çalışılmalı, ilgi alanlarının keşfedilmesine gayret edilmelidir. Pasif durumda bir öğrencinin yaptığı en küçük bir olumlu işaret bile ön plana çıkarılarak onlar cesaretlendirilmeli, teşvik edilmeli, onlara diğerlerine göre daha fazla yakın olunmalıdır. Bu arada başarılı olanlara başarılı oldukları yönler vurgulandıktan sonra hadi şimdi bunu yap bakalım diyerek daha zoru, daha iyisi istenmelidir.
Öğretmenin öğrencilerden beklentileri her zaman yüksek olmalıdır. Öğretmenin beklentileri ne kadar yüksek olursa öğrencinin başarı düzeyi de o derece artar. Öğrenci öğretmenin beklentisine tamamen ulaşamasa bile ona ulaşmak için daha fazla gayret gösterir. Yapabileceğinin en iyisini yapmaya çalışır.
Müzik derslerinde basit şarkılar, oyunlar, rontlar oynatılmalıdır. Bu yönüyle öğretmen ana sınıfı, okul öncesi öğretmenlerinden bol bol materyal toplamalı, kendini bu alanda da yetiştirmelidir. Resim derslerinde öğrencilerin sevdikleri resim çalışmaları, boya çalışmaları, el işi çalışmaları yaptırma, Matematik derslerinde ritmik saymalar, varlıklara ilişkin somut resimler, varlıkların bizzat kendilerini sınıfa getirerek göstermeler hep öğrencinin sınıf içindeki çalışmalarına ilişkin yapılacak değişik etkinliklere örnekler teşkil edebilir.
İlkokuma yazma çalışmaları her ne kadar Türkçe dersinde yürütülmesi gereken bir çalışma ise de tüm derslerde Türkçe’ye ilişkin çalışmalar yapılabilir. Çünkü Türkçe dersinde okuma yazma yanında dinleme, anlama, anlatma gibi bir çok değişik beceri alanı vardır ki bunlar diğer derslerde yapılacak etkinliklerle, çalışmalarla da geliştirilir, desteklenir. İlk okuma yazma öğretiminde seslerin hissettirilmesi, telaffuz ettirilmesi ve yazdırılması şeklinde iki farklı çalışma yapılması gerekir. Bu iki çalışma her ne kadar farklı bir çalışma da olsa birbirini destekler nitelikteki çalışmalardır.
Öğretmenlerin çoğu sesi bir kartona, kağıda yazıp öğrencilere göstererek bunu defalarca tekrar ettirip ezberletmeye çalışmaktadır. Bir kısım öğretmenler de sesli, görsel materyallerden yararlanmaktadırlar. Birinci sınıfa gelen öğrenciler henüz somut düşünme basamağında bulunmaktadırlar. Sadece harf yazılı bir kağıda bakarak o sesi hemen kavramalarını beklemek öğrencileri ezbere yönlendirir. Zihinlerini zorlar. Tek başına sesin bulunduğu bir kağıt, karton çocuk için bir anlam ifade etmez. Bunun yerine o sesi en güzel şekilde temsil eden bir şarkı, tekerleme, resim, oyun, varlık kullanılmalıdır.
Sesi hissettirirken kullanılacak sesli materyaller görsellerle de desteklenmelidir. Örnek olarak (e) sesini kavratmak isteyen bir öğretmen (e) sesine ilişkin sesli materyalleri kullandıktan sonra (e) sesini hatırlatacak resimleri göstermeli, bu resimleri (e) sesiyle birlikte bir kartona yapıştırmalıdır. Bu resimli kartonu daha sonra sınıfın uygun bir yerine asmalı ve her gün bu sese ilişkin tekrarlar yapılmalıdır. E sesinin küçüğü önce verilir. Sonra büyüğü verilir. Bu nedenle ilk anda kartona (e) sesinin hem büyüğünü ve hem de küçüğünü yazmaya gerek yoktur. Küçüğü öğrenilirken küçük (e) yazılır. Büyüğü öğrenildiği zaman da küçüğün yanına büyüğü de eklenebilir. Öğrencilere büyük ve küçük sesler kavratılırken bu (e) sesinin babası, annesi gibi benzetmeler yapılabilir. Sesin yazılı olduğu kartonun çevresinde en az üç- dört tane o sesi hatırlatacak resimler asılmalıdır. Öğrenci tek başına (e) sesini hatırlamayabilir. Ancak resimleri görünce (e) sesini birlikte hatırlar. Böylece (e) sesini kolay kolay unutmaz. Ancak (e) sesini ve diğer sesleri hatırlatıcı görseller kullanılırken mutlaka çevrede görülen, bilinen varlıkların resimlerinden yararlanılmalıdır. Öğrencilerin hayatına yabancı, hiç görmedikleri, bilmedikleri, garip resimleri, görselleri kullanmak yarar yerine zarar getirir. Tüm sesler benzer mantıkla tek başına kartonlara yazılıp görsellerle desteklenmiş bir şekilde sınıfta uygun bir yere hazırlanıp asılmalı ve her gün bunlar tekrar edilmelidir.
Sesin zihinde oluşturulmasına yardım edecek sesli ve görsel materyallerin hazırlanması yanında sesin yazılması çalışmasının da yapılması gerekir.
Öğrenciler öncelikle okuma yazma öğreniyorum kitaplarında yer alan sesin yazılış şekline dikkatle bakmalıdırlar.
Öğretmen bu yazılış yönünü tüm öğrencilere incelettirmelidir. Sesin yazımına başlanacak yer, gidiş yönü, bitiş yeri öğrencilerle birlikte dikkatle izlenmelidir.
Öğrenciler bu şeklin öğretmen tarafından tahtaya yazımını dikkatle takip etmelidirler. Öğretmen bu yazım şeklini tahtada büyük bir şekil üzerinde, büyük hareketlerle göstermelidir. Öğrencilere sesin yazımı ile ilgili olarak aynı yönde kitap üzerinde kalemle gitmelerini sağlamalıdır. Bu yapılırken benzetmeler, hikayeler, masallar kullanılabilir. Anne ile yavruyu birbirine ulaştıralım, yanlış yoldan gitmeyelim, arabamızı yoldan çıkarmayalım gibi benzetmeler öğrencilere yaptıkları çalışmaları oyun havasında yapmalarını sağlayabilir.
Kitap üzerindeki bu çizgi üzerinde gitme çalışmaları tekrar tekrar yaptırılmalıdır. İmkan varsa değişik renk kalemlerle, değişik defalar ancak aynı yol, aynı şekil üzerinde tekrar ettirilmelidir. Bunu başaranlara bu kez parmaklarıyla yine kitap üzerinde, sıra üzerinde, ya da yine benzetmelerden yararlanarak gözlerimizi kapatalım ve kafamızın içindeki tahtaya yazalım gibi değişik şekillerde sesin yapılış yönünün kavranmasına çalışılmalıdır.
Daha sonra tahtaya gelip tebeşirle daha önce yapılmış sesin üzerinden gitme çalışmaları yaptırılmalıdır.
Bir sonraki aşamada boş çizgisiz kağıtlarda, karalama kağıtlarında yine sesin yapılış yönüne uygun olarak büyüklü küçüklü öğrenilen sesin şekilleri yaptırılmalıdır.
Bir sonraki aşamada bu kez güzel yazı defteri formatında bilgisayardan çıkarılmış büyük boyutlu kağıtlar, A4 boyutunda ancak güzel yazı defteri formatında çizilmiş kağıtlara harfin yapılış yönlerine dikkat edilerek seslere ilişkin çizimler yaptırılmalı ve okutulmalıdır.
En son aşamada ise deftere öğrenilen sese ilişkin yazma çalışmalarına geçilmelidir. Bundan sonra kitaptaki boş alanların doldurulması çalışmalarına da mutlaka yer verilmelidir.
Bu sadece bir sese ilişkin verdiğimiz yazdırma örneği benzer şekilde diğer sesler için de yapılmalıdır. Ancak deftere yazılmadan önce mutlaka kitapta, sırada, havada, tahtada, çizgisiz veya karalama kağıtlarında, güzel yazı formatında çizgili kağıtlarda ve en son deftere olacak şekilde farklı yerlerde yazma çalışmaları yapılmalıdır.
Elbette tüm bu çalışmalar yapılırken tüm öğrenciler birlikte hareket edecek diye bir şart da yok. Öğrencilerin başarı durumlarına göre bir diğerini beklemeden bir diğer farklı ortamda yazma çalışması yapabilirler. Yani sınıfta aynı anda kitapta, sırada, tahtada, karalama kağıdında, çizgili kağıtlarda, defterde yazı yazma çalışması yapan öğrenciler olabilir. Önemli olan sesin doğru yazılış yönünün öğrenilmesidir. Öğrencilerin bir ortamda yaptığı çalışma başarılı olduğunda diğer ortama geçebilir. Kim daha güzel, daha iyi yazarsa o bir diğer çalışma ortamına geçirilir. Bu arada öğrencinin kalem hakimiyeti, seslere ilişkin şekilleri doğru yazma becerisi gelişir.
Seslerin yazılış çalışmaları yapılırken ilgili resimler, varlıklara ilişkin sesler, sesli materyale ilişkin dokümanlar gösterme, dinletme, sesleri taklit etme çalışmaları da yapılmalıdır. İlk sesin verilmesi sonrası diğer seslerin öğretiminde de bu basamaklar ilk zamanlarda mutlaka tekrar edilmelidir.
Öğrencilerin kalem tutma becerileri arttıkça, kalemle yazma becerileri geliştikçe ve seslerin sayısı arttıkça yavaş yavaş bu aşamalar zamanla azalacaktır. Ancak ilk zamanlar mutlaka bu basamaklara yer verilmelidir.
İlk sesin verilmesi sonrası seslerin birleştirilmesi çalışmalarına yavaş yavaş başlanacaktır. Ancak seslerin görsellerle ve işitsel araçlarla desteklenmesinden kesinlikle vazgeçilmemelidir. Ta ki tüm öğrenciler serbest okumaya geçinceye kadar bu çalışmalara devam edilmelidir.
İki sesin birleştirilmesine ilişkin örnekler yine kartonlara yazılarak sınıfa asılmalıdır. Bir sesin bir başka sesle birleşmesi aşamasında önden açık ve sondan açık hece örneklerine ilişkin birleşmeleri gösteren en az iki örnek mutlaka öğrencilerin görebileceği uygun bir yere asılmalı ve sesler tekrar edilirken bu heceler de tekrar edilmelidir.
Okuma yazma öğretiminde seslerin birleştirilmesinin mantığını kavrama okuma yazma öğretiminin en can alıcı dönemidir. Bu nedenle bu aşamaya çok dikkat edilmesi gerekir. Okuma yazma öğretiminde de ne kadar çok materyal çeşitliliği sağlanabilirse okuma yazma öğretiminde başarı düzeyi o derece artar. Bu nedenle elden geldiği kadar çok çeşitli materyaller temin edilmeye çalışılmalıdır. Okuma kartları, ses tabloları, kelime listeleri, metin kartonları, metin defterleri, cümle kartonları, seslerin birleştirilmesini gösteren açık ve kapalı heceler kullanılmalıdır. Okuma yazma öğretimi çalışmalarında özellikle Okuma Yazma Öğreniyorum Kitaplarının çok etkin kullanılması gerekir. Bu kitaplar hem yazma hem okuma ve hem de anlama çalışmalarında öncelikle kullanılmalı, diğer tüm araç gereçleri bu kitaptaki çalışmaları çeşitlendirme anlamında, desteklemek ve pekiştirmek için kullanılmalıdır. Kitaptaki resimler üzerinde konuşturma, sesleri içeren varlıklara yönelik tanıtıcı, taklit edici çalışmalar yapma yanında diğer görsel materyaller de sınıfa getirilerek kullanılmalı ancak özellikle resimlerden bol bol ve etkin kullanılmalıdır. Okuma yazma materyallerinin çeşitlendirmesi öğretmenlerin sınıf içinde farklı düzeylerdeki öğrencileri kontrol etme, pekiştirici çalışmalar yaptırmada da yardımcı olacaktır. Öğretmenleri en çok zorlayan hususların başında farklı düzeylerdeki öğrencilerle çalışma yapma konusudur. Çabuk kavrayan öğrencilerle daha güç kavrayan öğrencilerin bir arada bulunduğu sınıflardaki öğrencilere yönelik yapılacak çalışmalar öğretmenleri sıkıntıya sokmaktadır. Öğretilen bir çalışma seviyesi iyi olan öğrenciler tarafından çabuk kavranırken daha geri durumdaki öğrenciler için pekiştirici çalışma yapılması ihtiyacı ortaya çıktığı durumlarda öğretmen sınıftaki eğitim öğretim çalışmalarında durumu iyi olanlara göre mi yapacak yoksa geri durumdakilere göre mi yapacak çelişkiye düşmekte sınıfta davranış sorunları ortaya çıkmaktadır. Okuma yazma materyallerinin çeşitlendirilmesi öğretmenlere bu davranış sorunlarıyla baş etmeyi sağlayacaktır. Verilen bir çalışmayı çabuk yapan öğrencilere öğretmen sınıftaki metin kartonları, kelime listeleri, okuma yazma öğreniyorum kitapları, el kartonları, metin defterleri gibi farklı materyallerle çalışma görevi vererek meşgul etmiş olacak, pekiştirme çalışmalarını değişik materyaller kullanarak yaptırarak da öğrencilerin sıkılmamasını sağlamış olacaktır.
Örnek Ses Fişleri
Seslere ilişkin görseller hazırlanırken örnekte görüldüğü gibi resimli fişlerden mutlaka yararlanılması gerekmektedir.
Görüş ve Önerileriniz için...
• 2007-11-05 09:09:46 - İlkokuma yazma öğretimi