Eğitimi Etkileyen Faktörler ve Eğitim

Eğitim kavramı toplumsal yaşamın şekillendirilmesinde önemli faktörlerden birisidir. Eğitimi toplumsal yaşamın şekillendirilmesinde tek faktör olarak kabul etmek yanıltıcı sonuçlara ulaştırabilir. Zira toplumsal yaşamın içinde eğitim faaliyeti dışında sayısız bireysel, toplumsal, formal, informal ilişkiler, etkileşimler, faaliyetler söz konusudur. Tüm bunlar bir şekilde toplumun, toplumu oluşturan bireylerin yaşantısını etkiler. Bu nedenle eğitimi tek faktör olarak görmemek gerekir. Bu bakış açısı her şeyin çözümünün eğitimden beklenmemesi gerektiği düşüncesini ortaya çıkarır. Toplumsal yaşamı doğrudan etkileyebilen ekonomik faaliyetler, siyasal faaliyetler, toplumun içinde yaşadığı çevrede etkileşimde bulunduğu coğrafi ortam, çevrede bulunan diğer toplumlarla ilişkilerin biçimi hep toplumun yaşamını doğrudan veya dolaylı etkiler. Tüm bu faktörlerin arasında eğitim de bir faktördür. Sayılan faktörler arasında eğitim belki de en hafif etkiye sahip olanlardan birisi olarak da görülebilir.

 Eğitimin etkisi eğitime verilen anlama göre, eğitimle bireylere kazandırılmaya çalışılan niteliklerin toplumsal yaşamda aldığı yere göre değişir. Eğitim faaliyeti toplumsal yaşamda var olan sayısız faaliyetler içinde ikincil derecede veya uzun vadede etkiye sahip olan faaliyetlerdendir. Eğitim faaliyeti genel yönetim olarak nitelenebilecek kamu yönetiminin alt dallarından birisi olarak söz konusudur. Bu nedenle eğitim faaliyeti genel yönetimin aldığı, alacağı kararlarla her zaman yönlendirilmeye açık bir konumdadır. Eğitimin program boyutu, personel boyutu, yapı boyutu her zaman genel yönetimin alacağı kararlara göre değişebilir. Bu yönüyle bakıldığında günlük yaşamda insanın veya toplumun yaşamını daha çabuk değiştirebilen, etkileyebilen diğer faktörler eğitimin uzun vadeli etkisini değişik yönlere kanalize edebilecek güce sahiptir. Nitekim eğitim sürecinin içinden geçtiği halde istenen niteliklere sahip olmayan bir çok kişiyle karşılaşmak her zaman mümkündür. Bu durum bize eğitimin her zaman istendiği gibi sonuçlar vermeyebileceğini gösteren önemli bir delildir. Eğitim insana bir takım bilgiler, beceriler, duygular, algılayış şekilleri kazandırabilir. Ancak bu kazanılan bilgi, becerilerin, algılayış şekillerinin kullanılacağı toplumsal yaşam homojen, istendiği gibi şekillendirilebilen, kontrol altında tutulabilen bir alan değildir. Bu nedenle bireyler eğitimle elde ettikleri bilgi, beceri, alışkanlık ve algılayış biçimlerini içinden geçtikleri eğitim sürecinde kullandıkları şekilde kullanma gibi bir zorunluluk içinde değiller.

Toplumsal yaşamda ekonomik, siyasal, sosyal ve çevresel faktörleri göz ardı ederek eğitimle ilgili değerlendirmeler yapmak doğru sonuçlara ulaşmayı engeller. Toplumsal yaşama yönelik değerlendirmeler tek bir faktöre bağlı olarak yapılamaz. Toplumsal yaşamda var olan ekonomik, siyasal, sosyal ve çevresel faktörlerin durumu, bu faktörlerin niteliği, yapısı bireysel, toplumsal, kurumsal tüm yapıları doğrudan etkiler. Eğitim sistemi de bu faktörlerden ilk anda etkilenecek alanlardan birisidir. Bu nedenle eğitime dair yapılacak her tür değerlendirmeyi anılan faktörlerden bağımsız düşünmemek gerekir. Ekonomik, siyasal, sosyal ve çevresel faktörler ise çok daha karmaşık etkileşimler içinden geçerek ortaya çıkar.

Toplumsal yaşam kısa bir süre içinde değişip başkalaşmaz. Toplumların yaşamında yıllar, on yıllar fazla bir önem taşımaz. Yüzlerce yıl boyunca ortaya çıkan yaşayış şekilleri toplumsal dokuları şekillendirir, toplumsal dokular oluşturulan kurumlarda vücut bulur. Yüzyıllardır geçirilen yaşantılar genel anlamda yönetim anlayışımızı, toplumsal kurumlarımızın oluşumunu etkilediğine göre eğitime yönelik tartışmaları bu genel oluşumlardan uzak kalarak yapamayız.

 

Soru, Görüş ve Önerileriniz için….

Ali Hikmet Demir

(ahdiron4@hotmail.com)

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !