Eğitime Dair Yapılması Gerekenler Üzerine

     Eğitimde yapılan çalışmaların niteliğinin bilinmesi eğitim faaliyetine yönelik değerlendirme yapmayı düşünenler için vazgeçilmez bir çabadır. Bu hususta gereken çaba gösterilmeksizin eğitime dair yorum yapmak eğitime dair doğru değerlendirmeler yapılmasına yardım etmez. Kişisel gözlemlere, tecrübeye dayanan değerlendirmeler ise yeterli derecede kapsamlı olmaktan uzaktır. Hayatlarında hiç fil görmeyen körlerin fili tuttukları parçadan hareketle tanımlamaya çalışmaları gibi eğitime dair karşılaşılan olay ve olguları da kişisel gözlem ve tecrübeyle sınırlı kalarak yapılacak değerlendirmeler de eksik, hatalı ve sınırlı olur.

      Eğitimde yapılan çalışmalar denilince de aslında çok geniş bir alanla karşı karşıya kalınmaktadır. Eğitimde yapılan çalışmalar makro düzeyde mi, mikro düzeyde mi, okullara yönelik mi, personele yönelik mi, öğrenciye yönelik mi olacak bu konuda alan sınırlamasının yapılması değerlendirmecileri doğru değerlendirme yapma imkanını daha da geliştirir. Eğitime dair yapılan çalışmalar ilgili ilgisiz hemen herkes tarafından bir şekilde değerlendirilmektedir. Bu değerlendirmelerin sağlıklı olması her şeyden önce verilere dayalı olmasına bağlıdır. Eğitime dair kapsamlı veri toplama gücü, yetkisi, hakkı yasal çerçevede milli eğitim bakanlığına aittir. Milli eğitim bakanlığı eğitim hizmetini sunma, yönlendirme, geliştirme, değerlendirme, yönetme erkine sahip yegane merkezdir. Toplumsal düzeyde yapılacak eğitime dair değerlendirmeler verilere dayalı olacaksa bu verileri toplumdaki ilgililere şeffaf bir şekilde hazırlama ve sunma görevi bakanlığa ait önemli bir görevdir. Bakanlığımız eğitime dair görüş ortaya koyacaklara doğru ve tutarlı görüşler ortaya konmasını istiyorsa bu görevi ciddiye almak zorundadır. Eğitime dair yapılan çalışmaları sınırlayıp ihtiyaç duyulan verilere de kolaylıkla ulaşma imkanına da kavuştuktan sonra sıra asıl işin ortaya konulmasına geliyor. Eldeki verilerden hareketle sorunlar üzerinde konuşma, tartışma, fikir alış verişinde bulunma ve karar alıcılara yardımcı olacak zeminlerin oluşturulması önemli bir aşamayı oluşturmaktadır.

     Mevcut durumda yegane bilgi, veri depolama gücüne sahip olan bakanlığın herkes tarafından ulaşılabilen web sayfasına bakıldığında önemli sorunlarla karşılaşıldığı söylenebilir. İnternetin oldukça yaygınlaştığı bir dönemde üstelik de e-devlet uygulamalarının had safhaya çıktığı bir dönemde, kırtasiyecilik anlamındaki bürokrasiyi azaltma iradesinin açıkça ilan edildiği bir dönemde bakanlığın web sayfasının çok daha etkin, aktif, canlı, etkileşimli, yenilikçi, bilgilendirici bir anlayışla hazırlanması, yayınlanması gerekiyor. Ancak birimlere ait sayfalara bakıldığında birimlerin resmi anlamda görevlerinin tadat edildiği misyon, vizyon gibi parlak başlıklar altında sıralandığı, üst düzey yöneticilerin resim ve hayat hikayelerinin bulunduğu, merkezi bir mevzuat bilgi bankasına giden mevzuat sayfaları, günübirlik haber ve duyurular, bölüm ve birimlerin telefon ve adres bilgileri dışında fazla bir şeyle karşılaşmıyorsunuz. En basitinden yürürlükteki genelgelere ulaşabilmek pek çok birim için mümkün değil, sadece birimlere özgü elektronik iletişim adreslerine ulaşabilmek mümkün değil, kademeler itibariyle istatistiki bilgilere ulaşabilmek mümkün değil. Belki Strateji Geliştirme Biriminin yıllar itibariyle yayınladığı istatistiki bilgi içeren kitapçıklar var diye düşünülebilir. Ancak bu kitapçıkları indirip inceleyebilmek, grafik, tablo ve listelerden bir sonuca ulaşabilmek neredeyse imkansız. Üstelik de çok genel anlamda bilgiler veriliyor. Bakanlığın web sayfasının düzenlenmesinde yaşanan sorunlar en temel sorunlardan sadece bir tanesi. Hani savaş meydanını gezen bir komutan bozuk olan topun başında durup sorunun ne olduğuna dair sorusuna bir çok sorunu var diye başlayıp en başta barutu yok diye başlayan askere komutan diğerlerini saymana gerek yok diyerek ana sorun çözülmeden ikinci plandaki sorunlara yönelmenin anlamsız olduğunu ifade ettiği bir darbı meselden bahsedildiğini hepiniz duymuşsunuzdur. Bunun gibi eğitime dair önemli sorunlar olmakla birlikte en temel, en önemli, en can alıcı noktalardaki sorunlar giderilmeden bir bakıma ikinci planda kalan sorunlar üzerinde durmanın anlamsızlığı ortaya çıkıyor. Ancak özellikle toplumsal sorunlara yönelik çalışmalarda bu yaklaşım yani temel sorunları çözmeden diğer sorunlara geçilmez anlayışı çok da doğru değil. Zira örgütsel sistemlerin gittikçe karmaşıklaştığı günümüz dünyasında hemen her alanda yapılması gereken çalışmaların olduğu kaçınılmaz bir gerçek. Dolayısıyla ana sorunlar, ikinci plandaki sorunlar, üçüncü plandaki sorunlar hangi düzeydeki sorunlar olursa olsun çözüme yönelik fikir üretmek, çaba göstermek gerekiyor.

     Bulunduğumuz dönemde özelikle eğitime dair her alanda bir çok sorunların yaşandığı bir gerçektir. Sorunların çözümünde bakanlığın en üst birimlerinde bulunanlardan en alt birimlerinde bulunanlara kadar herkese görev düşüyor. Herkesin üzerine düşeni en iyi şekilde yapması gerekiyor. Bu arada da yapılması gerekenlere yönelik herkesin fikirlerini ortaya atması gerekiyor. Bakanlığın web sayfasının düzenlenmesi üzerinde yapılması gerekenler sayılanlardan sadece bir tanesi. İçinde bulunduğumuz dönemde bakanlık programlara yönelik önemli çalışmalar yapmaya başladı. Ancak bu değişikliklerin ihtiyaç duyduğu diğer değişikliklerin de bir an önce yapılması gerekiyor. Programları uygulayıcı konumunda olan öğretmenlere yönelik değerlendirme sisteminin hala ayrı bir şekilde ele alınmaması önemli bir eksiklik. Eğitimin arkasındaki siyasi destek cumhuriyet tarihi boyunca neredeyse hiç bu kadar güçlü olmamıştı. Böylesi bir güç çok önemli bir imkandır. Bu imkanın eğitimin genel çerçevesinin çizilmesi yolunda ciddi bir şekilde kullanılması gerekirken istenen çalışmaların halen yapılamadığını görmek eğitim adına üzücü bir durum. 1930’lu yıllarda eğitimcilere dair çıkarılmış olan yasal mevzuat modası geçmiş olmasına rağmen hala yürürlülüğünü korumaya çalışıyor. Personel politikalarına yönelik atılabilecek bir çok adımlar halen güçsüz ve güvensiz bir şekilde atılmaya çalışılıyor veya atılmıyor. Bakanlık merkez ve taşra teşkilatına yönelik işlevsel bir yapı kavuşturma yönünde ciddi bir adım neredeyse yok. Mevcudu koruma yönünde yapılan çalışmalar eğitimin sahip olduğu mevcut güçlü konuma çok da yakışmıyor.

     Eğitime dair yapılan çalışmaların niteliğine dair bir şeyler söyleyebilmek için hala önemli eksikliklerin giderilmesi gerekiyor. 


Görüş, öneri ve eleştirileriniz için…
Ali Hikmet DEMİR
ahdiron4@hotmail.com

 

Yorum Yaz