Eğitimde anlayış değişti demekle anlayış değişmiyor. Eğitimde programların yapılmasında var olan anlayışın değişmesi sınıflarda yapılması gereken çalışmaların çerçevesinin değişmesi anlamına geliyor ancak sadece programlarda yapılan değişiklikler eğitimde anlayışların değişmesini sağlayamıyor. Programlar yazılı bir çerçeve olarak hazırlanıyor. Yazılı materyallerin hayata geçmesi ancak uygulamalarla mümkün olabiliyor. Uygulama ise sınıflarda doğrudan doğruya öğretmenlere bağlı olan bir durum. Eğitimin bizzat yapıldığı yerler sınıflar. Sınıflarda etkin olan faktörler ise öğretmenler. Eğitimi değiştirmek, şekillendirmek isteyen bir anlayış ancak öğretmenlere, sınıflara etki edebildiği oranda anlam kazanabilir. Aksi takdirde sadece programlarda yapılan değişikliklere bakarak eğitimdeki anlayışın değiştiğini düşünmek, iddia etmek, inanmak yanıltıcı olur. Sınıfların içine etki edebilmek ise oldukça zor. Eğitime yönelik alınan kararların sadece alınmış olması sınıflarda değişimi sağlayamaz. Çok daha fazla şeye ihtiyaç vardır. Uzun bir zamana ihtiyaç vardır. Bu anlamda karar alıcıların bu konularda dikkatli olması, kamuya yönelik doğru bilgiler vermeleri gerekir. Eğitime dair alınan kararların uygulamaya geçirilmesi, yapılan değişikliklerin sonuçlarının doğru bir şekilde değerlendirilmesini bir anda yapabilmek mümkün değildir. Bu nedenle sistemi düzenleyicilerin bunun bilincinde hareket etmeleri gerekir. Sınıflara etki edebilmek için yapılması gerekenler üzerinde dikkatle durulmalıdır. Sistem kararları aldıktan sonra uygulamayı takip etmesi gerekiyor. Okul yöneticilerinin bunu sağlamasını beklemek de doğru olmaz. Okul yönetimleri önemli bir faktör olmakla birlikte okulun içinde bulunduğu çevre, okuldaki iç unsurların ilişkileri, okulun sahip olduğu hava, kurumsal kültür alınan kararların etkin bir şekilde uygulanmasını, dolayısıyla sınıflarda istenen, beklenen değişimlerin sağlanabileceğini beklememek gerekiyor. Sınıflarda öğretmenler aldıkları eğitimin gereği olarak kazandıkları bilgi, beceri, alışkanlık, tutum ve düşüncelere dayanarak eğitim etkinliklerini, faaliyetlerini yürütürler. Uzun yıllar boyunca edinilmiş bir çok alışkanlık, beceri, tutum ve düşüncelerin bir kararla değişmesini beklemek insan doğasına da uymaz. Karar alıcıların öğretmenlere etki etmede gereken araçları etkin bir şekilde kullanmaları gerekiyor. Sınıf ortamında öğretmenin alışkanlıkları sınıfa dışardan gelecek unsurların yapacağı değerlendirmelere göre alınacak önlemler, kararlar sonrası değişme sürecine girebilir. Sistemde yapılacak değişiklikler öğretmenlere bildirilmekle hayata geçmez. Alınan kararlar doğrultusunda gereken davranış, tutum, beceri ve uygulamaların önceden belirlenmesi, ardından öğretmenlerin bu konularda ne kadar bilgi, beceri sahibi olduğunun kontrolü, eksik bilgilerin tamamlanması, en sonunda da istenen davranış, bilgi, beceri ve alışkanlıkların uygulamada kullanılıp kullanılmadığının takibi gerekir. Alınan kararlar doğrultusunda sınıflarda çalışmaların yürütülüp yürütülmediğini takip etmeden sistemde yapılan anlayış değişikliklerinin uygulanıp uygulanmadığına karar verebilmek imkansızdır. Sınıf içine etki edebilmek için kararların alınması, kararlar doğrultusunda eğitimcilerin eğitilmesi, uygulamaların takip edilmesi, alınan kararların uygulanma biçimine yönelik yanlışlıklar, eksiklikler varsa nedenleri üzerinde durulması, iyi, güzel, etkin uygulamaların sistemde yaygınlaştırılması için önlemler alınması, olumsuz sonuçlara neden olan gerekçelerin ortadan kaldırılması için ne tür düzenlemelerin yapılması gerektiğinin belirlenmesi ile mümkündür. Bu genel çerçeveye bakıldığında eğitimde anlayış değişikliğinin ancak etkin bir yönetim sonrası etkin bir eğitim ardından da etkin bir denetim yapılmasının olmazsa olmaz unsurlar olduğu görülmektedir. Yeni programlara yönelik uygulamalara bu çerçeve içinde bakıldığında eğitim sistemimizde 2004 yılından beri yapılan program değişikliklerinde yönetsel anlamda kararların alındığı, kararlar doğrultusunda sistemde bir takım kısmi düzenlemelerin yapılmaya çalışıldığı söylenebilir. Ancak asıl uygulayıcılar olan sınıf yöneticileri, öğretmenlere yönelik etkin bir eğitim çalışmasının yapılamadığı rahatlıkla söylenebilir. İller düzeyinde programlara yönelik seminer türü çalışmalarla öğretmenlere yönelik eğitim faaliyetleri yapılmaya çalışılmıyor değil. Ancak bu faaliyetlerin sınıf içi uygulamaları değiştirebilecek düzeyde köklü, sağlam, etkin olduğunu söylemek imkansız. Üstelik bu eğitim çalışmaları sadece öğretmenlere yönelik olarak yapılmaya çalışılıyor. Etkili olup olmadığı yönünde bir değerlendirme yapılmadığı için yararı üzerinde bir şey söylemek zor. Ama öğretmenler dışında sistemde önemli bir noktada olan okul yöneticileri, okulların bağlı olduğu il ve ilçe yöneticilerinin yeni programlara yönelik eğitime tabi tutulduğunu söylemek neredeyse imkansız. Okul ve diğer eğitim yöneticilerinin de mutlaka bu konularda etkin eğitimlere tabi tutulması gerekiyor. Genel çerçevede diğer önemli bir unsur olan denetim faaliyetlerinin de amaca uygun bir şekilde kullanılabildiğini söylemek mümkün görünmüyor. Denetim yeni programların uygulanması sürecinde etkin bir şekilde hemen hiç kullanılamamıştır denebilir. İller ve ilçeler düzeyinde öğretmenlere yönelik seminer çalışmalarında denetim elemanlarına öğretim görevlisi olarak görevler verilmesi dışında programların uygulanması sürecinde denetimden beklenen etkiyi yapacak düzeyde düzenlemelerin hemen hiç yapılmadığı, tersine sistemde denetimin etkisinin gittikçe hissedilmez hale getirici kararların alındığı, düzenlemelerin yapıldığı söylenebilir. Denetimin kendisinden beklenen etkiyi yapabilmesi için öncelikle yetiştirilmesi gerekirken programların uygulamaya geçirildiği andan itibaren birkaç sınırlı eğitim toplantısından, eğitim çalışmasından başka bir şey yapılmadı denebilir. Programlar daha çok bireysel ilgi, merak ve araştırmaya dayalı olarak öğrenilmesi, kavranılması düzeyinde kalmıştır. Bu genel çerçeveden programlara yönelik uygulamalara bakılınca programların yazılı olarak hazırlanması sürecinde girişilen çabaların uygulanması sürecinde şiddetini kaybettiği, atılması gereken temel adımların hala atılamadığı, yerleştirilmeye çalışılan anlayışı kökleştirici, sağlamlaştırıcı unsurlara gereken desteğin verilemediği bunun da programların anlaşılması, oturması sürecini uzattığı görülmektedir. Soru, görüş ve önerileriniz için… Ali Hikmet DEMİR ahdiron4@hotmail.com
|