Bu gün eğitime dair yapılan tartışmalar toplumsal değişimi doğrudan ilgilendirmektedir. Dolayısıyla tüm toplumu ilgilendirmektedir. Bu nedenle son yıllarda eğitim alanı insan mühendisliği/toplum mühendisliği biçiminde nitelendirilmektedir. Toplumsal sorunlar birbirinden bağımsız değildir. Bir alanda var olan bir sorunun pek çok değişik nedeni vardır. Bu nedenle yaşanan sorunların kaynağını bulabilmek oldukça zordur. Toplumda bir alandaki sorunların niteliği ve niceliği bir başka alandakine yakın düzeydedir. Yani bizim, eğitim sistemimiz sorunluyken sağlık veya adalet sistemimiz çok iyi durumdadır demek sosyal gerçeklere uymamaktadır. Eğitim sisteminde yaşanan sorunların benzerleri diğer alanlarda da mutlaka benzer düzeyde yaşanmaktadır.
Bu manada toplumsal sorunlar tüm toplumsal kurumlara yansımaktadır. Toplumsal sorunların çözülmesi dolayısıyla eğitim alanında yaşanan sorunların çözülmesi de toplumsal gelişmişlik düzeyinin artmasına bağlıdır. Eğitime dair yaşanan sorunları farklı başlıklar altında farklı yönlerden sıralayabiliriz.
Ülkemizdeki eğitim sorunlarını dört ana başlık altında toplamak mümkün.
1. Eğitim faaliyetinin niteliğinden ileri gelen sorunlar
2. Her ilin yapısından kaynaklanan sorunlar
3. Eğitim hizmetinin sunumundan kaynaklanan sorunlar ve
4. Eğitim faaliyetini talep edenlerden kaynaklanan sorunlar
|