|
Tez No
117689
YÖK Tez Merkezinde
Adı / Soyadı
Ali Hikmet Demir
Ankara Üniversitesi
Eğitim Bilimleri Enstitüsü
Yüksek Lisans
Türkçe
İlköğretim öğrencilerinde stres yaratan yönetici davranışları ve öğrencilerin başa çıkma davranışları The Behaviours of the administrators which make students stressed from the students percpective and way in which the students behave in order to cope with these behaviours in the primary schools
131
2002
. İnayet Pehlivan Aydın
Araştırma kent nüfusunun özelliklerini temsil eden bir çevrede yapılmıştır. Araştırmaya katılan öğrencilerin üçte birinin annesi düzenli bir eğitim görmemiş durumdadırlar.
Öğrencilerde stres yaratan yönetici davranışlarının bireysel boyutla ilgili olanlarından en fazla stres yaratan davranışlar “arkadaşlarınızla kavga ettiğinizde okul yöneticilerinin duyması”, “okul yöneticilerinden herhangi birinin size kızması veya bağırması”, “okul yöneticilerinin öğrenci dövmesi” “arkadaşlarınızın yanında küçük düşürücü sözler söylemeleri” biçiminde sıralanmaktadır. En fazla stres yaratan davranışlar öğrencilerde “orta” derecede strese neden olmaktadırlar. En az stres yaratan davranışlar ise “okul yöneticilerinin aşırı disiplinli davranması”, “okul yöneticilerinin sürekli öğüt vermeleri” ve “okul yöneticilerinin başarısız olmanız karşısında sizinle alay etmesi” biçiminde sıralanmaktadır. En az stres yaratan davranışlar öğrencilerde “az” derecede stres yaratmaktadır.
Öğrencilerde stres yaratan yönetici davranışlarının toplumsal boyutla ilgili olanlarından en fazla stres yaratan davranışlar “okul yöneticilerinin okuldaki davranışlarınız konusunda ailenizle görüşmesi”, “okul yöneticilerinin öğretmenlerin çalışmalarını yeterince denetlememesi”, “okul yöneticilerinin koyulan kuralların sebeplerini açıklamaması” ve “okul yöneticilerinin bayram, kutlama ve anma gibi törenlerde size görev vermesi”. Bu davranışlar öğrencilerde orta derecede stres yaratmaktadır. En düşük ortalamaya sahip olan maddeler ise “küme veya grupla yaptığınız çalışmalarınızı kontrol etmesi/izlemesi”, “okul yöneticilerinin öğrencilerle ilgili olarak okulda yapılacak değişiklikler konusunda sizlere danışmaması” ve “yapılacak bir gezide okul yöneticilerinin de sizinle birlikte gelmesi” maddelerinin izlediği görülmektedir. Bu davranışlardan küme veya grupla yapılan çalışmaların yöneticiler tarafından kontrol edilmesi davranışı öğrenciler tarafından orta düzeyde diğerleri ise az derecede stres yaratıcı olarak algılanmaktadır.
Öğrencilerde stres yaratan yönetici davranışlarının bireysel boyutla ilgili olan davranışlar öğrencilerde en yüksek orta derecede stres yaratırken en düşük az derecede stres yaratmaktadır. Toplumsal boyutla ilgili olan davranışlar öğrencilerde en yüksek orta derecede stres yaratırken en düşük az derecede stres yaratmaktadır. Buna göre her iki boyutta yöneticilerin öğrencilerde stres yaratan davranışları en yüksek orta derecede, en düşük az derecede stres yaratmaktadır.
Stres yaratmayan hiçbir yönetici davranışı yoktur. Yönetici davranışları orta ile az düzey arasında öğrencilerde stres yaratmaktadır. Yönetici davranışları öğrenciler üzerinde stres yaratıcı etkiye sahiptir.
Toplumsal boyutu ilgilendiren davranışlar bireysel boyuta göre daha fazla stres yaratıcı etkiye sahiptir.
Yöneticilerin öğrencilerde stres yaratan bireysel boyutundaki davranışları kız öğrencilerde erkeklere göre daha fazla stres yaratmaktadır.
Yöneticilerin öğrencilerde stres yaratan davranışlarından bireysel davranış boyutundakiler en çok 6. sınıflar tarafından stres yaratıcı olarak algılanmaktadır. Bireysel boyuttaki yönetici davranışları en az 5. sınıflar tarafından stres yaratıcı olarak algılanmaktadır.
Yöneticilerin öğrencilerde stres yaratan davranışlarından toplumsal davranış boyutundakiler en çok 8. sınıflar, en az 5. sınıflar tarafından stres yaratıcı olarak algılanmaktadır.
5. sınıflarla diğer sınıflar arasında anlamlı farklar vardır. 5. sınıftan sonraki sınıflar stres açısından özelliği olan sınıflardır. 6. sınıf ilköğretim öğrencileri için uyum problemlerinin en fazla yaşandığı dönemlerin başladığı sınıftır.
Annenin öğrenim durumu stresi algılama ve stresle başa çıkma açısından önemli bir yere sahiptir. Yöneticilerin öğrencilerde stres yaratan davranışlarından bireysel boyuttaki davranışları annesi üniversite mezunu olan öğrenciler ve annesi herhangi bir okul bitirmemiş öğrenciler üzerinde en düşük oranda stres yaratmaktadır. Annenin üst düzeyde eğitim alması ile düzenli bir eğitim almaması yönetici davranışlarını düşük oranda stres yaratıcı olarak algılamaya neden olmaktadır.
Yöneticilerin öğrencilerde stres yaratan davranışlarından toplumsal boyuttaki davranışlar annesi üniversite mezunu olan öğrenciler tarafından en yüksek oranda stres yaratıcı olarak algılanmaktadır. Toplumsal boyutla ilgili yönetici davranışları annesi lise mezunu olan öğrenciler tarafından diğer gruplara göre en düşük oranda stres yaratıcı olarak algılanmaktadır.
Yöneticilerin öğrencilerde stres yaratan davranışlarından bireysel ve toplumsal boyuttaki davranışlarını annenin çalışma durumu, baba mesleği, babanın öğrenim durumu, kardeş sayısı ve ailenin gelir durumu açısından öğrenciler benzer biçimde algılamaktadır.
Öğrencilerin strese karşı gösterdikleri başa çıkma davranışlarından aktif başa çıkma davranışları boyutunda en fazla gösterilen başa çıkma davranışları “anne-babama anlatırım”, “bir arkadaşımla konuşarak dertleşirim”, “itiraz ederim”, “hiçbir sorumluluk almak istemem” ve “onları açıkça eleştiririm “ davranışlarıdır. Bu davranışlar öğrenciler tarafından çok seyrek düzeyinde başa çıkma davranışı olarak gösterilmektedir. En az gösterilen başa çıkma davranışları ise “çevremdeki eşyaları kırarım”, “onlara ya da onlara ait şeylere zarar vermeye çalışırım”, “ikna etmeye çalışırım” davranışlarıdır. Bu başa çıkma davranışları öğrenciler tarafından hiçbir zaman düzeyinde başa çıkma davranışı olarak gösterilmektedir.
Öğrencilerin strese karşı gösterdikleri başa çıkma davranışlarından pasif başa çıkma davranışları boyutunda en fazla gösterilen başa çıkma davranışları “yalnız kalmaya çalışırım”, “düzelmesi için dua ederim”, “büyükler daha iyi bilir diye düşünürüm” davranışlarıdır. Bu davranışlar öğrenciler tarafından ara sıra düzeyinde başa çıkma davranışı olarak gösterilmektedir. En az gösterilen başa çıkma davranışları ise “her şeyi boş veririm”, “okuldan uzaklaşırım” ve “hiçbir şeyle ilgilenmem” davranışlarıdır. Bu başa çıkma davranışlarından “her şeyi boş veririm” davranışının ara sıra düzeyinde diğer davranışlar ise çok seyrek düzeyinde öğrenciler tarafından başa çıkma davranışı olarak gösterilmektedir.
Öğrenciler strese karşı aktif başa çıkma davranışlarını çok seyrek düzeyi ile hiçbir zaman düzeyi arasında kullanmakta iken pasif başa çıkma davranışlarını ara sıra düzeyi ile çok seyrek düzeyi arasında kullanmaktadır. Buna göre stresle başa çıkmada pasif başa çıkma davranışları aktif başa çıkma davranışlarına göre daha yüksek derecelerde gösterilmektedir.
İlköğretim öğrencileri pasif başa çıkma davranışlarını aktif başa çıkma davranışlarından daha yüksek oranlarda göstermektedirler.
Kız öğrenciler erkek öğrencilerden daha yüksek oranlarda pasif başa çıkma davranışlarını kullanmaktadırlar.
Yönetici davranışları nedeniyle ortaya çıkan stres durumlarında gösterilen başa çıkma davranışlarından aktif başa çıkma davranışları en yüksek oranda 8. sınıflar tarafından gösterilmektedir. Aktif başa çıkma davranışları en düşük 5. sınıf seviyesinde gösterilirken sınıf seviyesi yükseldikçe aktif başa çıkma davranışlarının gösterilmesi oranı da yükselmektedir.
Yönetici davranışları nedeniyle ortaya çıkan stres durumlarında gösterilen pasif başa çıkma davranışları en yüksek oranda 6. sınıflarda; en düşük oranda ise 8. sınıflarda gösterilmektedir.
Yönetici davranışları nedeniyle ortaya çıkan stres durumlarında gösterilen pasif başa çıkma davranışları diğer gruplara göre en yüksek oranda annesi ortaokul mezunu öğrenciler tarafından gösterilmektedir.
Annesi herhangi bir okul bitirmemiş öğrenciler stres durumlarında pasif başa çıkma davranışlarını diğer gruplara göre daha az göstermektedir. Bu boyutta pasif başa çıkma davranışlarını en fazla kullanan öğrenci grubu ortaokul mezunu anneye sahip öğrencilerdir. Bu yönüyle annesi herhangi bir okul bitirmemiş öğrenciler diğer gruptaki öğrencilerden anlamlı biçimde farklılaşmaktadır.
Yönetici davranışları nedeniyle ortaya çıkan stres durumlarında gösterilen pasif başa çıkma davranışları diğer gruplara göre üst düzeyde gelire sahip ailelerden gelen öğrenciler tarafından daha fazla gösterilmektedir.
Strese karşı gösterilen başa çıkma davranışlarından aktif başa çıkma davranışlarının kullanılmasında cinsiyet, annenin öğrenim durumu, ve ailenin gelir durumu açısından öğrenciler arasında fark yoktur. Hem aktif hem de pasif başa çıkma davranışlarının kullanılmasında annenin çalışma durumu, baba mesleği, babanın öğrenim durumu ve kardeş sayısı açısından öğrenciler benzer biçimde başa çıkma davranışlarını göstermektedirler.
Öneriler
Araştırma bulgularına ve sonuçlarına göre geliştirilmiş olan öneriler aşağıda gösterilmiştir.
Okullar insan ilişkilerinin yoğun biçimde yaşandığı yerlerdir. Yöneticiler öğrencilere insan ilişkilerinin gereğini dikkate alarak daha insanca davranmalıdır. Öğrencilerde görülen olumsuz davranışlar fiziksel cezalarla karşılanmamalıdır. Dayak bir eğitim aracı olarak okullarda kullanılmamalıdır.
Okulda insan ilişkilerinin tanınması, geliştirilmesi okul personeli arasında var olan ilişki yapısının tanınması konusunda öğrencilere özellikle 6, 7. ve 8. sınıflara yönelik etkinlik ve bilgilendirme çalışmaları planlanmalı ve uygulamaya geçirilmelidir.
Okul yöneticileri öğrencilerin kişilik sahibi olma yolunda önemli bir aşamada olduklarını dikkate alarak onlara karşı daha yapıcı, olumlu ve anlayışlı davranmalıdırlar. Özellikle diğer arkadaşlarının yanında küçük düşürücü davranmamalıdır.
Öğrenciler arasında var olan gruplaşmaları, grup davranışlarını normal karşılamalı ve varolan grup davranışı ve grup normlarını tanımak için öğrencilerle daha fazla bir arada bulunmak için gayret göstermeli.
Öğrencilerin aileleriyle yapılan görüşmelerde öğrencilerin de bulunmasının sağlanması, okul aile iletişiminde öğrencilerin bilgilendirilmesine de önem verilmelidir.
Okul içinde öğrencileri ilgilendiren konularda koyulacak kurallar belirlenirken öğrenci görüşleri de alınmalıdır. Kural koymayla yetinilmeyip kuralların sebeplerinin de açıklanarak öğrencilerin bilgilendirilmesine önem verilmelidir.
Öğretmenlerin sınıf içi eğitim öğretim etkinlikleri ile ilgili yapılacak değerlendirmeler konusunda öğrencilerin de görüşleri alınmalıdır.
Okul idaresi öğrencilerin sorunlarını rahatça dile getirebilecekleri bir hava oluşturmak için onları cesaretlendirmelidir.
Öğrenciler olumlu aktif başa çıkma davranışları kazanmaları ve göstermeleri konusunda eğitilmeli; bu amaçla sosyal aktiviteler düzenlenmeli; rehberlik etkinlikleri planlanarak uygulamaya geçirilmelidir.
Yöneticiler kız öğrencilere yönelik özel rehberlik hizmetleri planlamalı ve uygulamalıdır. Kız öğrencilerde bireysel boyuttaki davranışlara yönelik stresle başa çıkma konusunda yeterlilik kazandırma çalışmaları organize edilmeli. Bu tür çalışmaların organizesinde öğrencilerin de görüşlerine başvurulmalı.
Kız öğrencilerin kendilerini ifade edebilecekleri sosyal etkinliklere ağırlık verilmeli. Bu etkinliklere okul yöneticilerinin de katılması sağlanmalı.
Öğrenciler 5. sınıftan 6. sınıfa geçtiklerinde okuldaki işleyiş, okul kuralları, okul işgörenleri ve bu işgörenlerin görev ve rolleri konusunda bilgilendirme çalışmalarına ve okula uyum programlarına yer verilmeli. Bu çalışmalara ve programlara yöneticilerin de katılımı sağlanmalı. Katılan yöneticiler öğrencilerle aralarındaki iletişim kanallarını açık tutmak için çaba göstermelidir.
İlköğretim okul yöneticileri özellikle 6.,7. ve 8. sınıflarla ilişkilerinde daha dikkatli davranmalı, bu sınıflarla diğer sınıfları aynı şekilde değerlendirmemelidir. Bu nedenle de anılan sınıflara yönelik okulda diğer personel tarafından da paylaşılacak ortak davranış kalıplarının geliştirilmesi konusunda bilinçli önderlik yapmalıdır.
Yöneticiler 6, 7 ve 8. sınıf öğrencilerine yönelik okul aile ilişkileri, okuldaki öğretmen davranışları ve öğretmen çalışmaları, okul kuralları ve sosyal etkinlikler konularında rehberlik çalışmaları düzenleyerek bu öğrencilerle daha sık bir arada bulunmalıdır.
Öğrencilerde görülen eleştirici, sorgulayıcı davranışlar korkutma, cezalandırma gibi davranışlarla köreltilmemeli tam tersine özellikle 6. 7. ve 8.sınıf öğrencileri bu davranışları göstermeleri konusunda cesaretlendirilmelidir.
Öğrencilerin sadece okul içindeki davranışları konusunda bilgi toplanması ile yetinilmemeli öğrencilerin ev, aile ve yakın çevresindeki ilişkileri konusunda da bilgiler toplanmalı ve bu çevrelerin de tanınması yoluna gidilmelidir. Öğrencilerin annelerinin eğitim seviyesi ile ilgili bilgiler toplanarak buna göre öğrencilere yönelik çalışmalar düzenlenmelidir. Öğrencinin annesi ile olan ilişkileri üzerinde daha fazla durulmalıdır. Bu amaçla öğrencilerin anneleri ile sürekli iletişim kurulmalıdır. Bu iletişime öğrencilerin de etkili bir biçimde katılımının sağlanması yolları araştırılmalıdır.
Öğrencilere yönelik çalışmalar planlanırken ailelerin gelir durumuna da dikkat edilerek bu yönde rehberlik çalışmalarına yer verilerek öğrencilerin planlanan etkinliklere gönüllü ve etkin katılımını sağlayıcı özendirici çalışmalar organize edilmelidir.
Okul yöneticileri okuldaki rehberlik işlerini ve öğrenci kişilik hizmetlerini planlarken cinsiyete, aile bireylerinin öğrenim durumlarına, gelir durumlarına göre farklı programlara da yer vermeye, bu tür programlara ve etkinliklere katılım konusunda öğrencileri yüreklendirmeli, özendirmelidir.
Okul yöneticileri okul rehberlik hizmetleri servislerini kurarken, işletirken ve değerlendirirken öğrenci katılımını daha fazla sağlama konusunda önlemler almalı, bu birimlerin çalışmalarını planlama ve değerlendirme aşamalarında öğrenci temsilcilerinin özellikle 6, 7. ve 8. sınıflardaki öğrencilerin temsilcilerinin katılımını sağlayıcı düzenlemeler yapmalıdır.
Okul yöneticileri okul içindeki öğrenci faktörünü geliştirilmesi gereken bir eğitim materyali olarak değil, öncelikle insan olarak görmeli ve her insan gibi öğrencilerin de pek çok değişik yönde gereksinimlerinin olduğunu kabul etmeli, bu gereksinimlerin tanınması ve giderilmesi gerektiğine inanmalıdır. Yöneticilerde bu inancı uyandırmak, tanıtmak ve geliştirmek konusunda öğrenci kişilik hizmetlerinin bu boyutu üzerinde durulmalıdır. Yönetici eğitim faaliyetlerinde bu boyutun geliştirilmesi konusuna özel bir önem verilmelidir.
İlköğretim okul yöneticileri okulda öğrencilerin kendilerini daha rahat ifade edebilecekleri; yönetim, eğitim ve diğer personelin etkin katılımına dayalı demokratik bir hava oluşturulması konusunda çalışmalar yaparak tüm kademelerdeki iletişim kanallarını açık tutan bir iletişim yapısı kurmalı ve bu tür bir yapının geliştirilmesinde okuldaki herkesi cesaretlendirmelidir.
ahdiron4@hotmail.com
|