“YAZILI PROGRAM” ve “UYGULANAN PROGRAM” KAVRAMLARI AÇISINDAN “SES TEMELLİ CÜMLE YÖNTEMİ”NİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Kamil YILDIRIM*
Özet
Bu çalışmada, ilköğretim okullarının birinci sınıf öğrencileriyle okuma yazma faaliyetlerini yürüten öğretmenler tarafından kullanılan “Ses Temelli Cümle Yöntemi” dikkate alınarak yazılı program ve uygulanan program arasındaki farklılıklar öğrenilmeye ve değerlendirilmeye çalışılmıştır. Araştırma evrenini, 2006–2007 öğretim yılında, Ankara, Bursa ve Kahramanmaraş il merkezinde bulunan resmi ilköğretim okullarının birinci sınıf öğretmenleri oluşturmaktadır. Örneklem, farklı sosyo-ekonomik düzeyi temsil eden ve rast gele örneklemeyle seçilen 53 ilköğretim okulunda görev yapmakta olan 180 ilköğretim birinci sınıf öğretmeninden oluşmuştur.
Araştırma sonucunda, ses temelli cümle yöntemi açısından “Yazılı program” ile “uygulanan program” arasında farklılıklar tespit edilmiştir. Katılımcıların, ses temelli cümle yöntemi hakkında yeterli ve doğru uygulama bilgisine sahip olmadığı anlaşılmaktadır. Uygulama açısından en sorunlu noktalar, ilk iki sesten sonra kelime üretimi, ilk cümleyi elde etme aşaması ve açık heceyi elde etme tekniği olarak belirlenmiştir. Yöntem hakkında doğru ve yeterince bilgi sahibi olmamaları, öğretmenlerin yönteme yönelik tutumlarını, olumsuz etkilediği söylenebilir. Öğretmenler, yöntem ile ilgili yeterli ve doğru bir şekilde bilgilendirilmeye ihtiyaç duymaktadırlar.
Çalışma grubunu, 2006–2007 öğretim yılında, Ankara, Bursa ve Kahramanmaraş il merkezlerinde rastgele yöntemle belirlenen resmi ilköğretim okullarının birinci sınıf öğretmenleri oluşturmaktadır. Ankara il merkezindeki 30 ilköğretim okulunda görev yapmakta olan 105 ilköğretim birinci sınıf öğretmeni; Bursa il merkezindeki 16 ilköğretim okulunda görev yapan 50 ilköğretim birinci sınıf öğretmeni ve Kahramanmaraş il merkezindeki 7 ilköğretim okulunda görev yapan 25 ilköğretim birinci sınıf öğretmeni yer almaktadır. İlköğretim okullarının illere göre dağılımı bu çalışmanın ekler bölümünde sunulmuştur.
SONUÇLAR
Araştırma sonunda, STCY açısından yazılı program ve uygulanan program arasında farklılıklar olduğu ortaya çıkmıştır. Görüşme ve anket bulguları katılımcıların STCY’ni tam anlamıyla kavrayamadıklarını göstermektedir. Uygulama açısından en sorunlu noktalar, ilk iki sesten sonra kelime üretimi, ilk cümleyi elde etme aşaması ve açık heceyi elde etme tekniği olarak sıralanmaktadır. Öte yandan öğretmenlerin büyük çoğunluğu, kelime oluşturmada görsellerden yararlanarak kelimenin tahmin edilmesine ilişkin program bilgisini kavramışlardır. Büyük harflerin, özel isimlerden yararlanılarak tanıtımına ilişkin program bilgisini öğretmenlerin yarıya yakını kavramıştır. Öğretmenlerin çok büyük bir bölümü, STCY’nin odak noktasının ses olduğunu düşünmektedir.
Program tam anlamıyla kavranmadığı gibi programın kendi içinde uygulamaya ilişkin bazı eksiklikler söz konusudur. Giderilmesi gereken eksikliklerin başında dik temel harşerin tanıtımına yönelik yönlendirme ve hazırlık evresindeki çizgi çalışmalarının niteliği gelmektedir. Çizgi çalışmalarının cümle çözümleme yönteminin benimsediği anlayıştan farklı bir anlayışla ele alınması gereklidir. Çünkü STCY’de harflerin yazım becerileri süreç içinde kazanılmaktadır. Bu durumda hazırlık evresinde çizgi çalışmalarının sürece yedirilmesi gerekmektedir. Öğretmenlerin görüşmelerde işaret ettiği gibi özellikle yazımı zor olan harşere sıra geldiğinde hazırlık niteliğinde çizgi çalışmalarının düzenlenmesi gerekir.
Yalçın (1999, 73) ve Coşkun (2003, 84) tarafından yapılan araştırma sonuçlarında da belirtildiği gibi öğretmenler arasında yönteme ilişkin korku, endişe ve olumsuz duygular bulunmaktadır. Bu sorunun, yeterince uygulama bilgisine sahip olmamaktan kaynaklandığı; uygulama sırasında bilinçli olmaksızın kitaplardaki etkinlikleri yaptıkça yöntemin mantığını kavradıkları anlaşılmaktadır. Yöntemin mantığını ve işleyişini kavrayıncaya kadar geçen sürede yapılan etkinlikler anlamlandırılmamakta; büyük resimdeki yeri görülememektedir. Bu sorunun giderilmemesi halinde yazılı program ve uygulanan program arasındaki farklılık kalıcı hale gelebilir. Programın öngörmediği ancak yanlış uygulamaların öğretmenler arasında kabulünden kaynaklanan yaygın-yanlış uygulama sonucuyla karşılaşılabilir.
Öğretmenler arasında çoğunluk, bu yöntemin yavaş okumaya sebep olacağını düşünürken diğerlerinin yavaş okuma sebebini yöntemden ziyade aile ortamı, okuma materyalleriyle karşılaşma sıklığı ve öğrencinin özellikleri olarak düşünmeleri dikkat çekicidir. Yöntem ile ilgili öğretmenlerin yanı sıra velilerin de bilgilendirilmesi gerekmektedir. Sınıfların kalabalık olması, başka çalışmalar için olduğu gibi STCY’nin uygulanması açısından da önemli bir sorundur.
Okul öncesi eğitim alanların, almayanlara göre hem okumada hem de yazmada daha başarılı olduğu öğretmenler tarafından dile getirilmektedir. Bu durum okul öncesi eğitimin yaygınlaştırılmasının önemine bir destek olarak nitelenmelidir.
ÖNERİLER
Sorunun çözümüne yönelik olarak, yöntemin uygulanmasına dönük program ve kılavuzdaki eksiklikler giderilmelidir. Yazmaya hazırlık çalışmaları için ayrılacak zamanın, çözümleme yöntemine göre daha kısa tutulması gerektiği; ses temelli cümle yönteminde özellikle yazımı güç olan bitişik eğik yazı harşerinin tanıtımı öncesinde hazırlık çalışması gerektiği bildirilmelidir. Diğer yandan, bitişik eğik yazı harflerinin, dik temel harf karşılıklarının nasıl tanıtılması gerektiğine ilişkin programda yönlendirme yapılmalıdır.
Yöntemin uygulanmasında görülen önemli hatalardan biri olan açık heceye ulaşma, program açıklamaları doğrultusunda yapılmalıdır. Bu uygulamanın doğru bir biçimde yaygınlaşabilmesi için öncelikle ilköğretim müfettişleri doğru ve yeterince bilgilendirilmelidir.
Öğretmenlerin, yöntem hakkında doğru ve yeterli bilgi edinmesi sağlanmalıdır. Buna yönelik olarak doğru uygulamaların görüntülü örneklerinin verildiği cd’ler hazırlanabilir.
Bu araştırmadan esinlenecek araştırmacıların, kazanımlara yönelik etkinlik üretimi ve uygulanması, ölçme ve değerlendirme amaçlı hazırlanan formların işlevselliği gibi programın diğer boyutlarının kavranma ve uygulanma durumlarını çalışmaları önerilir.
Araştırmanın Aslını Millî Eğitim Eğitim Dergisi Sayı 175 Yaz/2007’ de bulabilirsiniz.
Ali Hikmet DEMİR
ahdiron4@hotmail.com
|
• 2007-12-09 00:57:08 - okuma yazma öğretimi